-Horon Evinden…….-On binler geldi geçti. Hayatlarını yaşıyorlar. Onları sorgulama gafletine düşmedik, düşmeyiz….

-Severek isteyerek kalanlara…..

-Ne kadar hizmet, dostluk, arkadaşlık istedilerse aldılar.

-Bildiğimizi , yaşadıklarımızı, kültür adına yaşanacak güzellikleri aktardık.

-Sevecen candan dost ortamında arkadaşlıklar edinmiş oldular.

-Arkadaşlıklar kalıcı dostluklara dönüştü.

-Yaşadıklarını çekinmeden yorumlarında dile getirdiler.

-Ne olduğunu bilemeden, anlamadan yok olup gittiler.

-Her şey yalandan mı? ibaretti.

-Vaaay canına !!!!

Gönülden hareketle dost olarak gördüklerimizin , alacakları bitince gidebileceklerini düşündük de, ” Eyvallah” demeden gidebileceklerini hiç düşünmedik.

2005 Yılında ne olursa,olsun diye çıktığımız yolda, başta havacıların eşsiz insanı anlayışları ve daha sonra sizlerin varlıkları, bu günkü durumu devam ettiriyor… Sonra bakıyoruz bu değerli insanlar toplumsal olaylarda vicdani-insani tepki koyuyorlar.. Kafam karışıyor beee… Nasıl oluyor bu!!!!

Erdemli davranış olarak kabul ettiklerimizin hep arkasında durduk, durmaya devam edeceğiz.

Fakat artık yeni gelenlere dost elimizi omuzlarına hemen koymaktan çekineceğiz, sevgimiz varsa bile sevmeden yaşamayı deneyeceğiz. Güya tecrübemiz vardı. Her yaşta yiyeceğiniz bir kazık mevcut oluyor. :)) Verecekleriniz genele yayılınca , yiyeceğiniz kazıkların çokluğu ortaya çıkıyor.

Kötü bir huyumuz var hep dik dururuz.. Veremeyeceğimiz hesabımız varsa gereğini düşünmeden yapan anlayıştan geliyoruz.

Adam gibi insanları çok seviyoruz…..

İyi ki varlar….

“Her şeyi açık anlatmak, maske takanlara yanlış gelebilir. Biz derdimizi, düşüncelerimizi hep açık olarak anlattık. Bu anlayış ve uygulayış değişmeyecek.”

Sağlıkla kalın….

AsG / 13.04.2014

[Dip Not: Kalıcı olsun, daha sonra tekrar bakılabilsin diye blog sayfamızda yayınlıyoruz.]

Birbirinize sormayın 🙂 kim bu! kim bu ! diye ; Öyle çok varki….Ama net biliyorum, Hep Horon’la kalacaklar ve Horon Evi akılarından hiç çıkmayacak.

 Gönülleri pırıl, pırıl gençlerin fotoğrafları ba yazıya daha uygun geldi.


Hocam, burası Horonevi, bir kültür merkezi. Tabii içeriği dolayısıyla bir etkinlik oluşturma işlevi de var. Ancak bir turizm acentesi ya da “event” şirketi değil; buna RAĞMEN öyleymişçesine canla başla çalışıyorsunuz, bizler de katılıyoruz, durmuyoruz.

Üstüne üstlük bunlar KARŞILIKSIZ, ve bir yandan kültüre DESTEK misyonumuz da var. “Yok artık” demek lazım, o yüzden, yok artık! Bu yapılanların hepsi “ekstra”, çıta üstü, birer “bonus”. Dolayısıyla iptal edilen etkinlikler nedeniyle endişelenmek şöyle dursun, yaptıklarınızla övünmeniz lazım. Sevgiler, en kısa zamanda görüşmek üzere…

Osman Bahadır Aclan bey gene birisi keyfini kaçırdı anlaşılan hocam biz belli yaşın üstünde insanlarız öyle herkesin dediğine canımızı sıkarsak çok yıpranırız size bir tavsiyede bulunayım bu iş siz olmazsanız olmaz bazıları ileri geri konuşdu diye senin motivasyonun bozulmasın senin en iyisini yapacağına horon evi üyelerinin %98 i inanaıyodur bence önemli olan odur o iki kişide birgün yalnış yaptığını anlayacak ve sana hak verecektır

Ben yazınızı görünce heyecanlandım bir etkinlik var diye okudum hayallerim suya düşdü ne olur moralini yüksek tut yeni etkinlik horon olsun seni çoooook seviyoruz. Fatih A… Az önce emeklilik yıllarımı düşündüm ve en çok nerde huzur bulurum diye düşündü ve sonra herhalde dünyada mutlu olabileceğim en iyi yer kültürümü yaşayabileeceğim yer neresiyse orası benim için ideal mekan olur dedim, bunu bana düşündüren bu mutluluğu ve horon un güzelliği ni hissettiren Aclan Sezer Genç ‘ ve ekibidir. Sanırım duygularım ve bizde bıraktığını bu öğretiler cevap olmuştur, her kimlerse,,, Sizi Seviyoruz… Gerçekten yürekten… Saygılarımla,,,

Ben Karadenizli değilim.. Karadeniz insanı çok başka, çok farklı, kendine münhasır, özel, değişik, komik, o çok büyük sertliğinin altında çok duygusal.. ve ben karadeniz insanını tanıdığım için memnunum. bu kültürü bunca renk içinde öğrendiğim yaşadığım için çok memnunum.hiç bir zaman bir karadenizli gibi hissedemem belki ama bu kültürün böylesi yaşanıyor ve yaşatılıyor olmasının özelliğini ve anlamını çok iyi hissediyorum , siz biliyorsunuz.. ve tüm bunları veren yaşatan anlatan çok sevgili Aclan Hocam; insanın olduğu yerde bir çok duygu olur, olmalıdır da.. meyve veren ağaç taşlanır evet çok doğru bir atasözüdür.. Sizin değerinizi öneminizi bilen insanlarla birliktesiniz, yaptıklarınızın emeklerinizin karşılığını alıyorsunuz aslında. Hadi etkinlik var dediğiniz an 100 kişi toplanabiliyor, hadi olsun 80 kişi.. Her birimiz bencillik yapmayacak yapamayacak kadar çok seviyoruz sizi ve Horonevini ve Horonu ve öğrettiğiniz bu kültürü… Üzülmeyin ve hep başımızda olun Hocam.. Olun ki bizler de yaşayabilelim, yaşatabilelim.. sen biraz oflu biraz maçkalı biraz tonyalı biraz akçabatlı çaykaralısın:)sende bizdensin:) Hocam bence siz işinizi hakkıyla yapan ve bunu yaparkende asla iş olarak görmeyen bir kişiliksiniz.Ben daha yeni bu gruba katılmış olmama rağmen bunu ilk günden gördüm,siz insanlara acıklama yapmak zorunda değilsiniz.Horon evi çok özel ve samimi bir topluluk iyiki varsınız hocam ,size saygımız sonsuz.:)


Duyguların aşağıda görüldüğü gibi yazıya dökülmüş hali bu şeklide iken ve ortada bilinen, belirtilen, anlatılan hiç bir şey yokken ,aynı ortama , aynı arkadaşlığa neden ve niçin tepki koyarlar anlamak da zorlanıyorum. AsG 12.03.2014

“Merhaba Hocam, Bugun Horonevi derneginin degerini bir kez daha anladim ve kulaklarinizi oyle cinlattim ki paylasmadan edemedim. Oyle fakli kulturlelere, aile yapilarina, siyasi ve dini goruslere sahibiz ve oyle guzel BIR olduk ki, birakin Turkiye’de, dunyada bir ornegimiz daha yok bence. Sizlerle tanismadan once bircok dernekle calistim, bircok olusumun icinde var olmaya calistim, sadece INSAN olarak. Ama malesef, hic bir kurum beni sadece insan olarak gormedi, ya A olmam gerekti ya da B. Ben de bu durumu kabul etmedigim icin iliskiler kisa sureli oldu.Simdi Avrupa’nin tam ortasinda yine ayni sorunlarla basbasayim. Bugun ismi lazim olmayan bir dernegin toplantisina gittim. Dernegin olusumunda yer alan birkac tanidik isim vasitasiyla. Anadolu kulturu, Anadolu tarihi ve cografyasi ile Turk dili konularinda kendilerine yardimci olabilecegimi ve bunu hicbir maddi talep karsiliiginda yapmayacagimi (bu konuda egitim almis ve uzmanlasmis biri olarak) belirtirken tahmin ettigim gibi parazitler cikti. Bazi beyefendiler! cocuklarinin anadilde egitim almalirini istiyorlarmis ve ana dilleri Turkce degil imis, dilleri unutulmaya yuz tutmus vs. vs. Sabirla dinledim ve dedim ki; ‘ Anadilinizi bilmedigim icin size bu konuda yardimci olamayacagim ama bunu benimle paylasirken bile Turkce konusuyorsunuz. Turkiyeliler olarak ortak bir noktada var olabilmemiz icin de Turkce’yi iyi konusup anlamak gerekir ve benim uzmanlik alanim da bu.’ Sonra kendimi tutamadim ve devam ettim; ‘ Anadolu’da unutulmaya yuz tutmus bircok dilin var oldugunun farkindayim. Megrelce, Hemsince, Lazca, Rumca Turkiye’nin kuzey sahil seridi boyunca konusulan dillerdi ve ayni yasaklardan oturu bugun o bolgede yasayan genclerin cogu bu dilleri bilmiyor ana dillerini konusamiyor, anlayamiyorlar.’ Inanamazsiniz, hickimseden ses cikmadi. Ve ben eminim bu dillerin, bu kulturlerin cogundan haberleri bile yok, isimlerini dahi ilk kez duymus olabilirler. Simdi ben ne yapayim? Sizleri tanimamis, bu olguyu yasamamis olsaydim, gozumu kulagimi tikar, dilimi kilitler gider ve cocuklar icin birseyler yapmaya calisirdim. Ama Horonevi’ni gordukten, tanidiktan, bildikten sonra o kadar zor ki…. Insanlara anlatmak istiyorum, benim gordugum tek ornek olsa da bu yapilabiliyor, basarilabiliyor. Etnik koken, dil, din, siyaset bir kenara birakilip kultur cercevesinde bulusulabiliyor. Anlatamayacagimi biliyorum. Simdi size soruyorum Hocam; BEN SIZI BIR DAHA NEREDE BULACAGIM?”


Arkadaş ilişkilerinde ortada bilinen, söylenen hiç bir şey yokken bile, arkadaşınla ilişki düzeyini tek taraflı düşünerek menfi belirleyebilen kişiler, iktidarların halk ile olan ilişkilerindeki yanlışlık, eksiklik, haksızlıkları yerme, eleştirme ve karşı durma hakkına sahip olabilirler mi?

Siz ; bir veya bir kaç kişi ile olan ilişkilerinizde tek taraflı düşünebilir iken, iktidarların ülke yönetirken çok yönlü düşünme uygulama yapmasını istemeye hakkınız olabilir mi?  Önce kendinizden başlamalısınız? 

Biz böyle düşünüyoruz ;  O kadar çok insan tanımışım ve terk etmemiş dostlar (terk etmemiş sevdam beni) bizi. 700 kişiye tek , tek baktım. Ne güzel günler geçirmişiz. Şimdi bazıları burada olsalar bile yoklar.  Ama gitmiyorlar, bir şey tutuyor onları. Birine veya bana kızmışlar yazmıyorlar.. Fakat hep buradalar.. Oysa! Para, pul istemiyoruz.  Sadece kültürün içinde olduklarını hissedelim, fazla kişinin bana veya horonevine bir getirisi yok.. Sadece birlikteliklerine kültür adına talibiz.  Amaç : 5000 kişiyle tek halka da horon oynamak.. Çabamız bu yönde… Bana veya bir başkasına kızmış, alınmış olabilirsiniz. Horon sizlere bir şey yapmadıysa!, size yaşattıkları güzellikler için burada var olmalısınız.. 🙂 Bu listelere bu güne kadar bu şekilde bakmamıştım. Artık bu isim listesini saklayacağım. :)) Kimlerin , Karadeniz kültürüne veya eğlenceye ne kadar katkıda bulunduğunu bilmek durumundayız.

12.03.2014 AsG

 

 

 


1978422_10152290546214120_1841188579_o (1)Fikret Yelkenci
Sevgili Hocam…
Horonevi ailesine katılmadan önce kendi ” iç hesaplaşma notlarımda ” yazdığım bir cümleyi bugün notlarımı gözden geçirirken karşıma çıkan bir cümleyi müsade ederseniz sizlerle paylaşmak istıyorum..
Cümlem aynen şöyle idi…”Başarılı nitelikli çalışkan ve eğlenmeyi seven insanlarla dolu bir hayat yaşamak istiyorum “Horonevi içinde geçirdiğim 1 yıldan fazla süre içinde aradığımı fazlası ile bulduğumu farkettim.
Başta siz olmak üzere tüm horonevi ailesine ve katkı yapan herkese binlerce kere teşekkür etsem az olur..
Aradığımı bulmama vesile olan horonevi Ailesi’ne sonsuz teşekkürlerimle….
Beni İyiki aranıza kabul etmişsiniz…
Horonevinin bugünlere gelmesine vesile olan Siz ve Horoevi severlerinin önünde sevgiyle ve saygıyla eğiliyorum..
  • Aclan Sezer Genç Sevgili Fikret ; Öncelikle saygı da , sevgide bizden sizlere daha çok olsun. Bende paylaşayım. Belki bir yere not almadım ama, aklımda görüp net olarak göz hizama yazdığı her şey ama her şey gerçekleşti. Böyle durumlarda niyetin saf ve temiz olması gerekiyor. Düşünce içten ve hırs ve diğer olumsuz etkenler bezenmemişse er veya geç gerçek oluyor.
  •  Aclan Sezer Genç Hayal ederek resmi net olarak gördüklerim : 1)- Geçmişte belki bilerek belki bilmeyerek biz oynarken yapılan methiye anlamındaki sözleri ben ve kardeşlerim nedense hiç olumlu alamadık. İçimize uhte oldu. Küçümsenerek izlenilen bu horonu gelecekte çok değerli insanlarla bir arada oynamayı hayal ettim. Bu iyi insanlardan biride sensin. Sadece iyi insan olmak Horon Evi’nin gelişmesine ve yaşamasına olanak sağlamaz. Sen aklınla değil yüreğinle (senin sözün) geldin ve hiç durmadan fikir ürettin. Her yapının bu anlamda senin gibi değerlere gereksinimi vardır.
  • Aclan Sezer Genç Aklınla gelenler şu anda yoklar veya hala akıl ile horon oynamayı sürdürmek istiyorlar. Bu mümkün değil. Horon trans halidir uçar gidersin, hesabın kitabın yoksa!
  • Aclan Sezer Genç Devam…. !ki kursiyer ile haftada üç gün yaklaşık 15 saat ücretsiz çalışarak başladığımız kursları yaparak sanırım 10.000 kişiye horon öğrettik. Ha de 8000 olsun bu devasa bir rakamdır. Her yaş ve meslekten yeteneği olan veya olmayan gönlü ile de olsa, aklı ile de olsa Horon Evi ne gelen dostlara Horon öğrettik. Artık Horonu güzel oynayan ele ele tutuştuğun da aklından olumsuz düşünceler geçirmeyeceğin dostlara sahip olduk.. Bu bir hazinedir. Hazineyi meydana getiren değerlerdir.
  •  Aclan Sezer Genç Hayal ederek resmi net olarak gördüklerim : 2)- Anadolu Ateşine Maçka tavrını öğretebilmeyi hayal etmiştim. Maçka tavrını için 8 ders çalıştık.. Bazı figürlerini kullanıyorlar. İstanbul projesi daha hayata geçmedi…..
  •  Aclan Sezer Genç Hayal ederek resmi net olarak gördüklerim : 3)-Horon halkasına kattığın dostlar çok değerli olunca bünyede kalmalarını sağlamak için onları ders alıp giden insanlar yapmamak için , aklı başında ve değerli insanların tercihlerini dikkate alarak , kendi tecrübelerimizle harmanlayarak bir mekan açtık.. (Hayal tuttu ama iplet p… elindeydi) parayı kaybedip bıraktık…
  •  Aclan Sezer Genç Hayal ederek resmi net olarak gördüklerim : 4)- Bıkmadan usanmadan gidip geldiğim, dostluklarından ve oyunlarından büyük keyif alıp haz duyduğum Yunanistan da ki oyunları sizlerin de öğrenmesini istedim. Ben oynuyordum… Hayal ettim, oradan bir dansçı getirip sizleri bizlere öğretmesini hayal ettim. Oynarken bize yardım eden ben tüm benle gelen arkadaşlarımıza iyi oynayabilmemiz için yarım eden muhteşem dansçıyı ( Pelagia Avramidou) İstanbula Onur ile davet ettik. Ve, geldi.. Benim oynadığım ama püf noktalarını bilmediğim yerleri Horon Evin de bize gösterdi. Şimdide ben sizlere öğretiyorum… Bu benim sizler adına hayal eetiğim bir şeydi…
  •  Aclan Sezer Genç Haz ve keyifle oynuyoruz… Sevgili Fikret tüm bunlar saf ve içten isteklerin gerçekleşmesidir. Sanırım senin de öyle oldu… Başarılı her şey için istikrar gerekir.. Bizim istikrarım sizlersiniz. Sen bizi bulduysan, bizde ; bizler gibi yürğini elinde gezdiren birini daha bulmuşuz.
  •  Aclan Sezer Genç Hayal ederek resmi net olarak gördüklerim : 5)- Bu daha gerçekleşmedi. Teklif aldık  Manevi değeri olabilecek, aktarıma ve geleceğe taşımaya öncülük edebilecek bir şey Gerçekleşince öğreneceksiniz.
  •  Pelagia Avramidou Mr Aclan Sezer Genç I am thankful to you! It was and it’s my pleasure to have Horon with people from Horon Evi..Thank you very much for everything !For me you are one of the best dancers! It’s a big honor for me having horon with you!My help will be al…Daha Fazlasını Gör
  • Horon Evi Her şey için çok teşekkürler…”For me you are one of the best dancers!” Also thank you very much.
  • Pelagia Avramidou It’s a big honor for me your thought thank you very much!!!ÇOK TEŞEKKÜR EDERİZ!!!

Önce ; Kişisel yaşantınız da, davranışınız da, yanlışı iterek , doğruyu savunarak , arkadaş, menfeattdaş, demeyip haklıdan yana tavır koymak için NET olacaksınız. Ki, koyduğunuz tavır veya savunduğunuz değerler anlam bulsun.

Yanlış/eksik insani davranışta bulunanı sadece arkadaş olduğunuz için görmezden gelebiliyorsanız, bu anlamda ve evrensel anlamda koyduğunuz tepkiler değer bulabilir mi?



 

Bahsetmeden geçemeyeceğim.
Tüm dostlarımız ; işlerinin, çocuklarının kısacası hayat mücadelelerinin içinden kendileri için haftada sadece 1.5 saat çalarak, ter dökerek kariyer, yaş ve konumlarına bakmadan, genelde çok küçük yaşlarda öğretilen folklorik gösteri düzenini sabırla çalışarak hayata geçirdikleri için, bana göre ayrıca çok büyük bir teşekkürü hak ediyorlar.
  • Fikret Yelkenci Hocam bizim pencereden bakincada, is hayatının getirdiği stresten, buyuk sehrin stresinden, iyi gun dostlarının iki yüzlüluginden kurtulmak adına, bu kadar yüreği güzel insanları birarada tutabildiginiz icin, horon sevdası etrafında BIR olup BIRLIK icinde eritebildiginiz icin asıl teşekkürü siz ve ekibiniz hakediyor..
    Sonsuz tesekkurlerimle 
    Bu cümleler ben ve benim gibi düşünenlerin yüreklerin sesi olduğunu biliniz..
  • Banu Hayta Hocam verdiğiniz emek için biz size teşekkür ederiz

1978422_10152290546214120_1841188579_o (1) 1966327_10152290544754120_397768825_o 1966865_10152285067689508_1599984360_n 1974065_10203386807895917_1724673289_o 1978422_10152290546214120_1841188579_o 1622554_10152290639854120_1833344391_o 1966327_10152290544754120_397768825_o 1966865_10152285067689508_1599984360_n 20140207_204447


Hedeflerimiz, Horon anlayışımız , insan sevgimiz.

Akışa müdahale edemiyoruz. Konser hedefimiz Kasım /2013 idi. Kendimizi fazla zorladık, üzerine gidince gecikme ve uzama söz konusu oldu. Dergi hedefimiz vardı, vazgeçmiş değiliz, konu üzerinde benden çok hassasiyetle duranlarda gevşeme oldu. Elbette vazgeçmeyeceğiz.

Bir hışımla İnternet Radyo işine girdik, onuda zorladık teknik problemler yaşıyoruz. Sizlere Dj olarak yaptıracağımız programlar gecikiyor. Hoş sizlerden soranda yok ya! HAYATA GEÇİNCE BAKARIZ DİYORSUNUZDUR.

Hedeflerden asla vazgeçmeyiz. Kemençe, horon Karadeniz arşiv çalışması yapacaktık. Hedefte var ama zaman bulamıyoruz. Arşiv çalışması oyunları bir standartta oturtmak ve oyunlara has melodilerin hayata geçmesini de sağlayacaktır. Eğitim kurumları maalesef sadece gösteri için çalışmaktadırlar. Eşsiz değerdeki halk kültürüne bir standart getirebilecek birlikteliği ve çalışmayı başarmak istememekteler..

Geleneksel kültürün var olan özelliklerini ve güzelliklerini gençlere sevdirecek anlayışı hayata geçirmek gerekir. Yöreye veya kültüre hizmeti sahneye çıkartılan sanatçılar ile yapma anlayışı yerine , halkı içine alan onu kemençeyle ,tulumla ,davul zurnayla harmanlayan bir yapıya büründürülmelidir. Bazıların haklı olarak ifade ettiği gibi ” yengeç horonu” (Sürekli tepinerek yana doğru giden herkesin kafasına göre takıldığı) şeklinden çıkarılmalıdır. Ki, teknik değeri sadece 7 veya 10 olan Horon her kes tarafından layıkıyla bir bütün ve birlik içinde, yöre insanının anlayış ve uygulayışına yakın tavır göstererek oynanabilsin.
Aclan Sezer Genç
Horon Evi Derneği Bşk.
04/03/2014


Tulum ile Horon Aşkı

[ 3 ]05 Ağustos 2011 | Yazar

Tulum ve Horon, aslında iki âşık. Kemençe ise bu aşkın kokusuna el veren bir tılsım. Çoğunun fark edemediği, fark edenlerin bu büyük aşkın elinden tutarak coştuğu, bu ikilinin keyfiyeti ile keyiflendiği garip bir tılsım; tulum ile horon arasındaki aşk.

Bu ikilinin, yurdumun cennet diyarı Karadeniz olduğunu düşünenlere kısa bir bilgi. Horon, Karadeniz dışında, savaşlar sonucunda göç edip daha çok Adapazarı, İzmit, Bolu, Bursa gibi illere yerleşen Karadenizli muhacirler ile 1923 Türkiye – Yunanistan nüfus mübadelesinde bölgeden Yunanistan’a gönderilen Hıristiyan Rumlar ve Gürcistan’ın Acara bölgesinin halkı tarafından, horon milli bir dans olarak oynanmaktadır.

Erkekler tarafından oynanan horonlar ne kadar hızlı ve sert ise, kadınların oynadığı ve ‘kız horonu’ denen horonlar da o kadar yumuşak ve zarif hareketler ile oynanır.

Tulum ile horon arasında, ikili büyülü konuşma başladığında, bu coşkuya eşlik etmeyen kalmaz, kalamaz. Mutluluğun elinden tutarsan mutlu olursun, güzelliği ararsan görürsün. Mutluluk toprak ise, güzellik üzerinde yetişen bir çiçektir, sulamak lazım, korumak lazım ve böyle aşklara eşlik edip büyütmek, coşmak, bazen abartmak, bazen dibine kadar suyunu çıkartmak lazım böyle keyfiyetlerin. O zaman o da mutlu olur ve coşar. Dolayısıyla bizlerde.

Tabiî ki böyle güzelliklere gönül vermek, emek vermek, çoğu zaman birçok şeyden ödün vererek, yaşatmak adına beslemek lazım bu güzellikleri. Aksi durumda nasıl şakısınlar, bizi mutlu etsinler.

Tulum insanı bulutların üzerine oturtup gezdirir, gökyüzündeki arkadaşlar ile konuşturur, hayaller ile buluşturur, bulutların üzerindeki hamakta sallandırır. Horon ise ‘çok daldın gittin, biraz da coşalım’ der ve başlar her şey. Bulutların üzerinde uzanarak, iki elin çenende aşağıyı, bazen yukarıyı seyrettiğin güzel dakikaları aşağıda coşmak adına kendini aşağıya bırakırsın. Salınan bir kuşun kanatlarına atlar ve horona dâhil olursun. Güzel insanlar ile yaptığında daha da coşarsın.

Bu işe gönül verenler var elbette ki ve bunlar içerisinde öyle bir grup var ki bahsetmeden geçemeyeceğim, yeni tanıştığım; ‘Horon evi’ ailesi. ‘Horon evi’ adı ile kurulmuş bu ekip ‘horon’daki birlik kavramını tam olarak yaşıyor ve kendilerine buldukları ismin de hakkını tam anlamı ile veriyorlar. Kendilerini horona adamış, kemençe ile de bu güzelliklerini süsleyen bir aile. Horondaki birliktelik kavramını bu grupta hakkıyla görebilirsiniz. Güzel olan şeyler paylaşılmalı diyerek sizler ile paylaşıyorum bende; www.horonevi.com

Sizleri mutlu edecek şeyleri muhakkak keşfedin ve ellerinden tutup büyütün ki kirlilikten uzak bir dünya için adım atmış olalım diyorum, naçizane…

Fotoğraf: İsmail Şahinbaş

KategoriDoğa Gül / Başka Bir Açıdan

  1. Neşe Müniroğlu diyor ki:

    Öncelikle, Horon Evi Ailesinin bir üyesi olarak teşekkürlerimi belirtmek istiyorum. Yazınızda bize ayırdığınız paragrafta kısacık ama bizi çok iyi tanımlayan ifadenizle bizi oldukça memnun ettiniz. Evet işte böyle bir aileyiz biz.

    Horon Evi Ailesi’nin kurucusu, mimarı ve temel taşı çok saygı değer hocamız Sevgili Aclan Sezer Genç’tir, bize bu sevgiyi bu aşkı aşılayandır. Horon ve Kültüre olan aşırı bağımlılığı ve aşkı, bitmez-tükenmez enerjisi, maddi-manevi katkısı, emeği ve sabrı anlatılamaz. Bu güzellikleri bize yaşatan ve de yaşatmaya devam hocamızla gurur duyuyor buradan da sonsuz saygımı, minnettarlığımı belirtmek istiyorum.

    7 yıl önce attık ilk adımlarımızı bu eşsiz mutluluğa. Herkesin gıpta ile baktığı, birazcık da kıskandığı, sıcacık, sevgi dolu, pırıl-pırıl temiz yürekli gönül dostlarının oluşturduğu küçücük bir grup iken, bu gün ayni kalitedeki üyelerin birleşimiyle kocaman bir aile olduk.

    Evet, horon ve kemençe bir iksir bizim için de…Dokunduğu her yere, her insana mutluluk tohumları saçan ve her geçen gün o tohumların çığ gibi büyüdüğü, çoşkusu yüreklere sığmayan bir iksir.

    Gitgide kirlenen dünyamızda bu farkındalığın farkına varıp, bu keyfi, bu neşeyi, bu mutluluğu doyasıya yaşamak ve de yaşamımıza ne değerler kattığını görebilmek lütuftur bizlere…

    SAYGILARIMLA

    • Doğa diyor ki:

      Kültürümüze sahip çıkmak ve bunu keyifle, hakkıyla,hem eğlenerek hem eğlendirerek,aynı zamanda insanlığa birşeyler katarak yapmak kolay iş değildir şu hayatta.Siz bir sevgiliyi;tulumu,horonu,kemençeyi keyifle yaşatıyor,yeşertiyorsunuz.Gönül ile başladığınız için zaten bu keyfiyet.Belki farkında olmadan sırf kendiniz için yapıyorsunuz ancak bundan nasibini alanlarda siz farkında olmadan keyifleniyor…Saygılar:))

  2. Neşe Müniroğlu diyor ki:

    Çok teşekkürler. Ben Karadeniz’li değilim, yıllar önce bu eşsiz kültürün çok yabancısıydım ve kesinlikle diyebilirim ki, ilgi alanımın dışındaydı. Arkadaşlarımın israrıyla, gönülsüz ama, onları kırmamak adına başladım horona, ne önemli ve ne büyük bir eksiklikmiş meğer… Aclan Sezer Genç Hoca’mızın varlığı ile öğrendikçe, bu kültürün içinde yaşadıkça çok sevdim, tutkunu oldum. Evet bugün bu işe gönül verenlerden biriyim, hayatımın vazgeçilmezleri sırasında liste başıdır:) Sağlığım ve de ömrüm yettiğince de bu böyle devam edecek…Saygılar…