Halk oyunlarının özü eğlence..Daha sonra gösteri anlayışı egemen oldu… Gösteri düzeyi çok ciddi, yorucu ve aşırı disiplin isteyen çalışmalar.. Karadeniz’e sonrada ilgi duyan ve kökleri Karadeniz den gelenler, teknolojinin yardımıyla kültürün eşsiz değerlerini fark etmeye başladılar..

Fark ettiler etmesine fakat, horonu gösteri düzeyinde oynandığı şekliyle anladılar,algıladılar.  İnsan ile müziğin birlikteliğini tam algılayamayanlar ise , horona gerekli hassasiyeti göstermeden , bir birlerinden görerek veya kendilerini ön plana çıkaracak hareketler sin silesi ile oynamaya başlayınca bu günkü kollar yanda aşağıya yukarıya sallanarak, horonun gerçek düzeni olan yenlik  sık sara ve aşağıya almayı uygulamayı bilmeden tepinircesine oynamaya başladılar..

Bireysellik  düğünlerde bile horon halkasını böldü.. İçlerinde coşmak gelen gençler, horon oynarken tepindikleri için , yere doğru basmadıklarından elleriyle ve kollarıyla abuk, subuk hareketler yapmaya başladılar. Onları gören başkaları da kendi arkadaşlarıyla başka hareketler yapmaya başladılar.

Horon Evi bu anlayışın aksine, aynı yöre insanı gibi her konum ve vücut yapısından herkesin yani halkın da bu horonu tüm güzellikleriyle oynayabileceğini sağlayacak çalışmalar yaptı, Yapmaya devam ediyor..

Eskiler gibi derinlemesine melodiyle iç, iç yuvarlanırcasına dans etmeye başladılar. Başlayınca özgüven gelişti ve arttı.. Daha çok , tüm tavırlarıyla, tüm farklı çeşitleriyle oynamak istediler.  Bizlerde hep verici öğretici olarak tüm horonları onlara öğretmeye çalıştık… Özüne tam yakalayabilmenin olanağı mümkün değil ama çok yakın ve estetik oynuyor tüm dostlar artık. Aynı köylerde ki gibi…  Hemde kadın, erkek demeden… hanımlar olmasaydı bu çalışmaların bir çoğunu yapamazdık..

Kalıcı ve devamlılık sayesinde yeni koreografiler ürettik.. Maçka Kadın, Maçka Bıçak, Maçka gibi.. Her ay kültürü sevsinler, dans etsinler, spor, terap yapsınlar, sosyalleşsinler, yeni dostluklar kursunlar, el, ele tutuşmanın erdemini yakalasınlar diye, etkinlik, horon gecesi, pratik ve muhabbetler yaptık. Yapmaya devam ediyoruz. Bu eşssiz kültür onları, onlar kültürü bırakmıyor.. Güzellikler ve doğrular iç, içe geçerek bir bütün oluyoruz, Eksik ve yanlış algılayanlar kendilerini bu eşsiz topluluğun dışında buluyorlar.

Karadeniz eğlence anlayışını, medenice eşimizle, çocuğumuzla, içeni ve içmeyeni ile bir arada uygulayabilen Türkiye de tek topluluğuz. Bu oluşum sizlerin eseri, gurur duymalı, korumalı, bir arada olmayı, horon halkasına yeni dostlarınızı katabilmeyi sürdürmelisiniz.

Horon Geceleri  çalmaktan, söylemekten bıkmayan, duruşuyla da sanatçı özelliği taşıyan değerleriyle ,size yakıştığı şekilde sizlerle olacaktır.

Özveri, disiplin, saygı, sevgi ve çok çalışmayla uygulanırsa ve insani, ahlaki değerleri içinde barındırırsa dans ve kültür olarak KARADENİZ kültürü muhteşemdir. Bu hazzı hayata geçirmek bire, bir doğru eğitimle alakalıdır.

 

Kafa ve ayak sallama yerine melodiyle iç, içe gurup halinde bir bütün olursanız, uzak doğularda nirvana yapmayı aramazsınız.. Nirvanayı burada taa  içinizde size ait müzik doğa ve insanla birlikte yaşarsınız..

Saygı, Sevgilerimle AsG….