Kolbastı, hoptek hakkında bizim düşüncemiz.

Kolbastı, hoptek hakkında bizim düşüncemiz.

HoronEvi -Aclan Sezer Genç olarak bizim açımızdan balkılınca, Kolbastı dansının sadece otuz , kırk yıllık geçmişi bulunmaktadır. Başlangıçta bir iki tavır,taklit ve figürle oynanan bu oyun, sürekli figürler eklenerek devam etmektedir. Bir kaç yıl sonra , havada parende atarak oynayanlar çıkarsa şaşırmamak gerekecektir.

Kolbastı dansı ; Geçmişten günümüze yanlızlığa itilen ve giderek kültürüne , örf ve geleneklerine yabancılaşan gençliğin ,evrensel dansların figürleriyle ve yaşadıkları olayları mizansenleyerek oluşturdukları gösteri akışını andırmaktadır. Kişinin , çok üst düzey coşkusunu ve tamamen bireyselliğini ön plana çıkarmaktadır. Tamamiyle batı dansları figürleri eşliğinde ,Türk Müziğiyle yapılmakdadır.

Oysaki halk dansı ; Birden fazla kişinin aynı anda ,aynı şeyleri duyup,hissedip yaşaması anlamı taşımaktadır. Karadenizli olmayanlar tarafından dahi ,çok aşırı sevgi ve bağlılıkla yaşatılmaya çalışılan Horon ; Aynı ilgiyi yöresinin gençliği ve özellikle iş dünyasındaki önemli büyükleri tarafından, geçmişten günümüze yeterli derecede görmemektedir.Oysaki Karadeniz’in öz be öz kültürü Horon’dur.

Trabzon’un içindeki düğünlerde dahi, Kolbastı oynanmaktadır. Horon maalesef oynanmamaktadır veya çok az oynanmaktadır.. Gönül isterdi ki TrabzonSpor’lu futbolcular gündeme Horon oynarak gelebilselerdi. Keşke, TrabzonSpor’lu taraftarlar 61 dakika da balon uçurmak yerine , al-aşağı yaparak ,omuz silkerek Karadenizli olduklarını söylemeden vücutlarıyla dünyaya anlatabilip,gündeme gelebilselerdi.

Yine unutulmamalı ki , ingilizlerden çıktığı bilinen futbola olan ilginin , yüzde biri ,özbe öz Karadeniz bölgesine ait olan muhteşem horon dansına da gösterilebilseydi. Karadeniz’den göçen rumlar yöre kültürüne sahip çıkarak ,aynı anda binlerce kişiyle, aynı melodi ve ritmle horon oynamaya devam ederek, Horon kültürünü bize göre geleceğe layıkıyla taşımağa aşırı özen gösteriyorlar. Bizler illere, ilçelere , köylere sonrada sülalelere bölünerek temelde aynı olan ve bölgedeki müzik ritmlerinin değişikliği nedeniyle, tavır farklılığı gösteren horonu durmadan bölerek çeşitlendirmeye devam ediyoruz. (Akçaabat Horonu-Maçka Horonu-Görele Horonu-Ağasar Horonu)

Konumuz Kolbastı’ya dönersek ; Ne olduğunu veya kendi özünü ,kendi ruh yapısına ait olan bir şeyi aramaya ,bulmaya çalışan gençler ,toplum ve çevra baskısı nedeniyle ,yabancı uluslardan gördüğü ve kendisini ifade eden beğendiği dansı yapamayacağını anlayınca; kendisine ait olan bir melodiyle ve mahallesindeki büyüklerinden gördüğü kadarıyla ,Karadeniz insan yapısına uygun figür ve tavırlarla birleştirdi. Kendi ritmlerine ve melodileriyle içindeki gibi dans edince ve kendi çevresinden da e baskı gelmeyince bu günkü beğenirliliğini kazandı. Avrupa da yetişmiş üçüncü dördüncü kuşak gençliğinin doğal olan aşırı ilgisiyle de kısa zamanda bu günkü duruma geldi.

Bir standartı olmayan kişisel eğlencelik oyun ,medyanın aşırı ilgisi ve üniversite dans kluplerinin veya bölümlerinin sahne düzeni oluşturmasıyla ve TrabzonSpor’la özdeşleşmesiyle bu günlerde her alana taşındı öğrenmek istyenlerin sayısı arttı. Kolbastı ; gösteri düzenlerine katılan bir çok yabancı figür ile harmanlanmış bir oyun meydana geldi. Aşırı ilgi gelecekte müziği ve ritmi aynı tutabilse de bir çok yabancı figürü farkında olarak veya olmayarak içine alacak ve değişik bir dans olmaya devam edecektir.

Bu gün kolbastı öğreten eğitmenlere baktığınızda hemen hemen hepsi onsekiz ,yirmidört yaş aralığında gibi görünmektedir. Bu durumuna ve bir satandartı olmadığına da bakarak, ne kadar yeni bir dans olduğu gerçeğini kavranabilecektir.

Kolbastı oyununa olan istek ve arzunun önüne geçebilirmiyiz.? Veya halkın istediği bir oyunu engellemeye çalışmayı düşünmek doğru olabilir mi? Kolbastı gibi, Horon da halkın bağrından çıkmamışmıdır ? Sorularını kendimize sorabiliriz.

HoronEvi olarak düşüncemiz şu yöndedir. Her fert gönlünün istediğ ve sevdiği dansı rahatlıkla yapabilmelidir. Ancak kendi kültürünü de aynı şekilde benimseyip yaşatabilmelidir.

Nereden öğrenirseniz öğrenin ama lütfen Horon dansını değerleriyle öğrenerek yaşatın ve aktarmaya aracılık edin..Ayrıca ,bazı gençlerimizin kabul ettiği gibi , Horonun basit bir oyun olmadığını,..Layıkıyla oynamasını bilirseniz çok muhteşem bir halk oyunu olduğunun kavranması gerektiğidir.

Bu Kültür Hepimizin….

Hoşçaklın ,Horon’suz kalmayın..

Yorum Yaz