Selanik Güncesi Dönüş

Selanik güncesi DÖNÜŞ
Gülnur Tuzcuoğlu tarafından Horon Evi’de
SELANİK GÜNCESİ
Dönüş
Tıpkı Aclan Hocanın söylediği gibi; herkes 7.30’da kahvaltı salonunda ilk defa tam kadro olarak hazırdı. Hızlıca yapılan kahvaltıdan sonra eşyalarla minibüse yerleştik.
Dönüş yolunda molalar vererek ve gezerek gidecektik Türkiye’ye. İlk durak Kavala’nın içine girmesek de mola istasyonlarından biri oldu, Kavala kurabiyesi aldık tanıdıklarımıza.
İskeçe girişini kaçırınca Gümülcine’ye girdik. Burası %90 Türk nüfusa sahip. Herkes Türkçe konuşuyor. Bir kısmımız küçük bir kahveye oturduk. Diğerleri hemen karşıdaki parkı ve büyük çınar ağacının altını tercih etti. Yusuf ve Sare ellerinde incir torbasıyla minibüse gelince, bayıla bayıla yedik. Yeni dalından kopmuş kadar taze idi. Bu kısa moladan sonra tekrar yola koyulduk.
Dedeağaç daha büyük ve kasaba havasında. Sahili ve restoranları çok güzel. İki farklı restorana oturduk. Yemekler yine her zamanki gibi lezizdi. Limana doğru kısa bir yürüyüş yaptık. Trakya topraklarındaki son Mola yerimizden de böylece ayrıldık.
Kapadokya’yı gezemedik, ancak Selanik’te dolu dolu dört gün geçirdik. Belki de bir gün peri bacalarıyla horona dururuz.
Yol uzun. Çekilen onca fotoğrafın, notun toparlanıp derlenmesi için hemen çalışmalar başladı. Sırayla makinelerdeki tüm kayıtları bilgisayarıma kaydettim. Dördüncü gece gittiğimiz tavernada herkesin tatille ilgili duygularını yazdığı defterdeki eksikleri tamamlamalarını istedim.
Sınır kapısına geldiğimizde; yunanlı polis pasaport kontrolünü yaparken, suratsızlık konusunda bir numaraydı. Alış veriş için mağazaya girdiğimizde sanırım herkesin aldığı tek ortak içki, masalarımıza keyif katan, aynı marka uzo idi. Acaba bu kadar şişeyi gümrükten geçirebilecek miyiz endişesi ile araca bindik. Evet, hiçbir sorun çıkmadı. Vatan topraklarına ayak bastık.
Bu günler içinde hepimizin ortak hasreti demleme çay ve zeytindi. Türk sınırından geçtikten ve başarısız bir çay içme girişiminden sonra tekrar yola çıktık.
Bu dört günü yaşadık. Uzun uzun. Sabahı, öğlesi, akşamı ve gecesi ile. Çok renkli, farklı ve hoş anlar bıraktı hafızamda.
Bu KEŞFİ hatırladığımda sanırım hep o anlar içinde tekrar olmak isteyeceğim.
Her şey için sonsuz teşekkürler.
17.08.2011’Selanik.