Selanik Güncesi -3-

Selanik güncesi 3
Gülnur Tuzcuoğlu tarafından Horon Evi’de (Dosyalar) · Belgeyi Düzenle · Sil
SELANİK GÜNCESİ
3.Gün
Sabah 6’da yatınca kalkış saatimiz de haliyle 11 gibi oldu. Kahvaltımızı otelin karşısındaki kafeteryada yaptık. Denize girip kendimize gelmeyi istedik. Yorgo’nun da yönlendirmesi ile Perea Selanik plajında kendimizi bulduk.
Bize katılan 2 küçük misafirimmiz de vardı. Yorgo’nun yakışıklı oğulları; Vasilis (10yaşında) ve Kirıakos (12 yaşında). Çok akıllı ve uyumlu çocuklar. Yorgo Sinoplu. Ailesi kuyumcu imiş vatan topraklarından göçmeden önce. Kuyumcuoğlulları derlermiş onlara. Selanik’e geldiklerinde de soyadları Kuyumcudis olmuş.
Sessiz bir kafede oturduk. Kumsalı güzel. Genel olarak ses kirliliği yok zaten. Yüzdük, yüzdük ve dinlendik. Yol boyu tüketmekten keyif aldığımız smırnoff ıce dan istedik. Garsonun yanlış anlaması yüzünden 4 koca bardak buzlu smırnoffu içebilecek kıvama getirebilmek için haylice uğraştık. Faize’nin İngiliz aksanlı İngilizcesi ile garson da şaşkına dönmeden kolayca kavradı yeni durumu. Birçok Avrupa ülkesinde olduğu gibi garsonlar burada da sadece servis yapıyor. Ne istediğinizi net söylemek zorundasınız. Yani Türkiye’deki gibi hem garson hem her şey değiller.
Keyifli bir öğleden sonra geçirdikten sonra, akşam yemeği için; Yine Yorgo’nun önerdiği ΨΑΡΟΤΑΒΕΡΝΑ ΠΑΚΗΣ (Lakis’in balık tavernası)’na gittik. Gerçekten çok acıkmıştık. Önce ekmek sepetleri geldi. Nedense umutsuzluğa kapıldık. Sanki servis yavaş olacak diye. Sonra arka arkaya gelen mezeler çok teze ve lezizdi. ΒΑΡΒΑΓΙΑΝΝΗ marka uzo yeni rakıya benzese de alkol oranı daha düşük. İçimi rahat ve tadı güzel. Midye, ahtapot tava, patlıcan közleme, nihayet zeytin, peynir, hamsi tava, kalamar ve birçok çeşit daha. Bir an balık da gelirse nasıl yeriz paniğini yaşamadım değil. Gün batımının keyfini de çıkarırken, anlarımızı da küçük karelere yerleştirdik. Sohbet koyu ve en güzeli ertesi gün işe gitmeyeceğiz. Yiyecekler bol, fiyat da bir o kadar uygun geldi. Yanlış hatırlamıyorsam 20 kişi kadardık. 250 Avro civarında bir hesap ödedik. Bunda Yorgo’nun tanıdığı yer olmasının da katkısı vardı düşünüyorum. Çocukların ve bazı büyüklerin uykusu geldiği için küçük bir yürüyüşten sonra minibüse bindik. Yorgo’yu evine bırakırken, sevgili eşi de bizi karşılamaya yanımıza geldi. Karı koca ve çocukları son derece güzler yüzlü ve candanlar. Yine kürkçü dükkânına, otelimize döndük. Bu kadar çok yiyince, biz orta gençler sahilde yürümek istedik. En gençler de Onur, Sadık, Özcan ve himayelerindeki Ege Selanik’in gecelerinde neler aradılar, neler buldular bilemiyorum. Biz 1,5 saat kadar tempolu bir şekilde yürüdük. Gece yürüyüş hiç tedirgin etmiyor insanı. Sokaklar yalnız başına dolaşan gençlerle dolu. Gayet güven veren bir şehir. En genç olan gurup rivayete göre sabah gün ışırken otele gelmişler. Her kesin ağzı kulaklarında dinlenmiş, denize girmiş, sohbete de yemeğe de doymuş olarak odalarımıza çekildik.
Yarın kahvaltımızı 9.30’da otelde yapmak üzere sözleştik.
15.08.2011’Selanik

  • 101. Pembe Horon Gecesi 13.04.17
    101. Pembe Horon Gecesi 13.04.17